Menü
  • Ana Sayfa
  • Tüm Şiirler
  • Sizden Gelenler
  • Şairler
  • Yeni Şiirler
  • En İyi Şiirler
  • İletişim
Üyelik Paneli
  • Üye Ol
  • Şifremi Unuttum
Son Eklenen Şiirler
  • BIR HOŞ OLUYORUM
  • Aşk...
  • Sone - Süsenler
  • Yağmur
  • Sustum!
  • Elini Vermiyor Hayat!
  • Boynumda Kendi Ellerim
  • Gülleri sana bırakıp dikenlere
  • Ey Denizler Kraliçesi Myra
  • Seni Seven Yüreğime Sor Beni
  • Toplam Şiir : 27618
  • Toplam Şair : 4533
Dost Siteler
 
  • dizi izle
  • oyun
  • resim
  • uzmantv
  • yazılım
  • youtube
  • komik
  • Oto Magazin Haber
  • KadıncaNet
  • Çocuk Gelişimi
  • Lay/ya

    -simdi
    ask o kizla cirilciplak soyunmak ister
    elinde sarhos ve kanayan bir kahkaha
    ve yeryüzü denizi kopururken catlarcasina
    carkifelek taht kurar yepyeni bir sabaha-

    "itiraf ve gizem" den.

    ilk

    gülhane parkında uçurduğum kuş
    ürktü de konmadı dalına layya
    lâl oldum görmedin bak olan olmuş
    aç ruhunu bir bak falına layya
    yağmurun farkında uçurduğum kuş

    çıldırma salına salına layya
    atarım kendimi kapanmaz kuyu
    yazılar yazılır alına layya
    efsanem sonunda böler uykuyu
    gizlenir gözyaşın salına layya

    istanbul göğünde bir hayal layya
    limanda kimsesiz öyle kal layya

    bir

    karanlıklarda
    çok az kalmışsa zaman
    aşk için konuşmaya
    kaybolup gitmişse canan
    ve vakit yoksa ağlamaya

    onun aranan bakışlarından
    şiirlere can damarıma kan
    gibi bir alev dolanmıyorsa
    ben bu karanlıklarda
    susmaya dayanamam

    ırmak olmuş bakışlar akıyor akıyor
    böyle duramam
    aşk yarılmak üzere bir gökyüzüdür şimdi
    ki varolmak adına
    kanıyor kanıyor
    artık susamam

    ilk sezgi ilk rüya ilk kelimeler
    ben tutkunu oldum hıçkırıkların
    konuşan ve susan o inlemeler
    akar denizine tüm çığlıkların
    gül ay ilk sevgiler ve bilmemeler

    fakülte önünde bir rüzgar esse
    ne faytonlar geçer ne çocukluğum
    çırpınan halimi bilmiyor kimse
    yanağımda deniz ayağımda kum
    boğuldum boğuldum artık gülümse

    gülümse gülümse gülden yumuşak
    bir deniz gözlerin uçsuz bucaksız
    olsa da ufukta kanlı bir şafak
    gel anla bu aski mavi gözlü kiz
    gulumse gulumse atesten sicak

    urperir tum dunya aglar cocuklar
    ask yanar dayanmaz yakar bahari
    sendedir mevsimler ruzgâr sonbahar
    altin saclarinda renklerin sirri
    urperir gozkirpar beyaz bulutlar

    lambalar sonuyor yagmur yagacak
    artik bir kelebek intihar eder
    soyleyin layyaya neler olacak
    yuzumu yalayan mesut kediler
    lambalar sondukce artiyor sagnak

    atma cicekleri kuller ustune
    daglarda bir nevruz olup aglama
    cocuklar oynuyor bak dOne dOne
    inceden bir sizi dusmus yarama
    atma çiçekleri seller ustune

    yagmur cagiriyor o toprak damlar
    yagmur cagiriyor o muthis mavi
    golgeyle savasan cirkin adamlar
    opuyor durmadan bir kucuk devi
    yagmur cagiriyor bugulu camlar

    ben bu sehre artik veda edemem
    acmissa gul olup gogsunde olum
    bu aski bu halle sana diyemem
    yuruyen dehseti ben oldururum
    sen askin annesi sen cilgin matem

    bir dunya uzuyor bos odalarda
    sönmüsse yildizlar ne ariyorum
    cigliklar canverir gece ardarda
    sana ben sislerden yalvariyorum
    ben yeryuzunde ben sevdalarda

    kul edip birakma yanan basimi
    bir hal gelir sonra ben yasayamam
    gel bir ses bogmadan su genç yasimi
    tukenir sozcukler sureler tamam
    bir resim eylersin aglayisimi

    sonuyor gozlerim bos odalarda
    yalnizim boslugu yumrukluyorum
    ask ve ten bir yalan aska dalar da
    sonra olur diye çok korkuyorum
    gezginler kosuyor tum adalarda

    sessizdir yeryuzu ve kosar cinler
    dunyanin cebinde bir delikanli
    ses verir geceye ve sehri dinler
    uyur gencecik kiz gozleri kanli
    etsek de biz aska nice yeminler

    ey gorkemli kusmuk universitem
    kara kitaplara damliyor kanlar
    sevda perde perde bir yüce matem
    biz bir evren gizi bizi kim anlar
    layyada cigliklar ve bende sitem

    islakmis gozleri sevmisim diye
    nazlanir kahkaha atarmis sonra
    bir bulut etseydim ona hediye
    goklere karisir yatarmis sonra
    tutarmis sacini ibrisim diye

    tutarmis irmagi ve gozyasimi
    onun duslerinde olup bitenler
    getirse yagmurdan arkadasimi
    karisir yagmura karanlik tenler
    yeryüzü dizinden atar basimi

    tenimde ceylanlar bir yaris gece
    gözleri gozleri layyanin deniz
    geciyor ruhumdan essiz bilmece
    aglamak ki ucsuz bucaksiz bir iz
    giriyor trenler son donemece

    dunya tren tren akar yollardan
    bir adam savrulup gurbet oluyor
    anneler bakiyor tum balkonlardan
    ve annem eriyip hasret oluyor
    layya donup donup bakar yollardan

    gozler islak gozler ceylan ak gozler
    turnalar yagmura kapanir simdi
    akiyor akiyor bir irmak gozler
    carpar da ruhuma utanir simdi
    olunce topraga akacak gozler

    zakkum cicekleri kursuna donmus
    titriyor arzuyla kizin elleri
    kalbimde icice coller bolunmüs
    bir ruzgâr tutuyor butun selleri
    ruyalar karanlik lambalar sönmüs

    evinin icinde ruhum dolasir
    yagmur hafif hafif vurur camlara
    her guzel kalbinde bir hancer tasir
    ve bir ask yerlesir los aksamlara
    ruhunun icinde ruhum dolasir

    artik olum benim icime konmus
    umut etmem artik olecegimi
    kar yagar dizlerim yatagim donmus
    bilmezdim urperip gulecegimi
    neylersin yuregim gule dokunmus

    can gulum hulyalar ve seni sevmek
    ve soyliyememek aglatir beni
    konusma dillerin alevlenecek
    kar dolu bir goge al yatir beni
    kar altinda asklar karinca bocek

    isiktan da aydin kacak bakisin
    onune kendimi koysam duramam
    beni bir renk yakar kumral sarisin
    gunesin sirrini boyle bulamam
    isiktan kapisi sonsuz bir kisin

    ve suskun asklarin gozbebekleri
    icice gölgeler tanri ve kadin
    opuyor bir kara sevdali yeri
    ben yalan bir varlik sen bir ruyaydin
    ucurdun ruhunda kelebekleri

    merhamet pinari dagda bir peri
    bir masal icinde unutulmustur
    ben seni sevdigim o gunden beri
    kalbim mahkum gibi ve tutulmustur
    kalbine ki kalbin sevgi mahseri

    gonule iskence bir azap tasi
    bir mendil birakip ve gidiyorsun
    sigara ve kuller ask haritasi
    birak bos hedefe katiller vursun
    karanlik karanlik bir ask hatasi

    sehir bunaliyor intihar kadar
    gozlerin yok gibi donmus kurbana
    kim kime ve nasil canini adar
    dilin mi tutuldu kalk anlat bana
    ruhunda ruhumu ucuran rüzgar

    anlasana gece kara dert kara
    bembeyaz bir kader ve sessiz günah
    kalbimi actim ben sert rüzgarlara
    yenik isyanlara parca parca ah
    anlasana gece yara ask yara

    kosup pesinden ben nefes nefese
    yillar yili seni arayacagim
    kavussam sonunda buyuk hevese
    sevincten dizçokup aglayacagim
    el edip sirrimi soran herkese

    dus gordum sen yoktun cok uzaklarda
    yusuf ile kenan gorunuyordu
    bir cocugun gozu ak bayraklarda
    durmadan zuleyha olmez diyordu
    sen kendi gogunde ben sokaklarda

    boynu bukuk bukuk aciyor safak
    günler zor geciyor viranelerde
    ben daha ölmeden su evrene bak
    yakma ellerini al perdelerde
    herkes pisman herkes deli olacak

    safaklara vurur korpe çagrilar
    cogalir sancisi dudaklarimin
    bir sirri yakar bu yolunan sacclar
    inler arasinda parmaklarimin
    safaklara vurur sessiz agrilar

    gecelerde mini kediler uyur
    sessiz sessiz aglar kuçuk bebekler
    layya bu siiri dunyaya duyur
    yine de sirrimi bilmeyecekler
    bir sofra kur goge askini doyur

    o guzel kalbini nasil vururum
    surgunden sürgüne atsa da beni
    layya seni anar anar dururum
    gemiler arzuyla acar yelkeni
    korkular cagirir hain gururum

    bir gemi yelkeni kanlara acar
    ben surgun anlari anip aglarim
    kurtlar gezer dagda kuzular kacar
    kalbimi elime alip daglarim
    ne gokler alcalir ne kuslar ucar

    içimde bir hic var inanmadigim
    savastan savasa gelirmis veba
    bir nese içinde ben bir cigligim
    dost kardes sevgili anne ve baba
    ne kaldi dunyada tanimadigim

    bir mavi isigin elleri degmis
    disimda icimde hep cizgi cizgi
    ve layyam basini önüne egmis
    tutturmus kendince bir garip ezgi
    ruyasi göklerden düsen bir cigmis

    mahzun bos ellerim ah gulum layya
    gozlerim gercek mi yesil gozlerim
    bir daha donmedi bulbulum layya
    ondandir yaniyor karda dizlerim
    yaniyor her yerim ah gulum layya

    saskin saskin dusen kara bakma sen
    uzanir goklerin kaderi bize
    ddnussuz yollarda gidip beklesen
    verirler söylenmez haberi bize
    ruhunu birakip böyle cikma sen

    golgesi dunyanin nerelerdedir
    geceden geceye donermis geri
    asktan mi hulyama serilen sedir
    doner durur askla gogun dipleri
    ve uzaklar done done delirtir

    ey dudaklarimda zamanin pasi
    cildirma belasi gibi aramak
    kana boyanan bir gelin yazmasi
    agitlar icinde olume durmak
    olumler olumler hicligin yasi

    cennet ve cehennem ve gulum suna
    incecik ruhumun sarkisi agir
    yer ve gok yer ve gok donmus efsuna
    bin kapi ardindan bir melek cagir
    ve cagir cinleri ask uykusuna

    cagir gelsin hayat sonra intikam
    sevdalar dusumun salincaginda
    asklar yarim yarim garip bir aksam
    kederden bir nehir varlik daginda
    gelsin gözyaslarim gelsin ihtisam

    disarda insanlar vahsi ve yamyam
    ve asklar degismis asklar kudurmus
    icerde bu garip bu yalniz babam
    bir geyik postunda kiyama durmus
    belki sevmem daha belki uyanmam

    onlar ki dunyanin gariplikleri
    bu yoksul dünyada ben onlardanim
    onlar ki sevdanin son iplikleri
    bir ruya ugrunda yananlardanim
    yanmak ki dunyanin delilikleri

    ufukta bir sehir ve gulum layya
    elleri elleri asili goge
    sirtimda bir hancer bir olum layya
    gel cikar dönmeden kanli cicege
    bak kendini bogan bir golum layya

    istanbul ve bursa arasi yollar
    gozlerin yollari asiyor gibi
    ve olum askina acilan kollar
    kollarin içinde yasiyor gibi
    kalbimle kalbinin yarasi yollar

    ezmeden ezmeden kaldirimlari
    bu sehrin kalbini diri isterim
    bir kursun cagirir tum ruyalari
    ben o an en guzel yeri isterim
    denizi masmavi kuslari sari

    nisan yagmurlari ne zaman gelir
    kurak askimiza bir pinar gibi
    bizi anneler ve cocuklar bilir
    ne zaman gorunur denizin dibi
    denizi ne zaman birakir nehir

    gozlerini layya yukari cevir
    birsey sallaniyor ucsuz bucaksiz
    umutlar devrilir asklar devrilir
    yaz biter mevsim kis agac yapraksiz
    beyaz pencereden karanlik gelir

    delilik ve cinnet içinde suna
    topraga bir tohum birakiyorum
    agitlar düsüyor dudaklarina
    ben uzani goge gul takiyorum
    yakacak gunum yok artik yarina

    olumun alnindan opmek icin mi
    bu telas bu kosu bos anonslara
    ve hulya kurmayi bilmek icin mi
    sinema bileti son seanslara
    hayati hayata bolmek icin mi

    gokler ki yerlerde arar yildizi
    gunduzden de isik gece tum yollar
    ey sehrin kaybolmus efsane kizi
    gokler seni anar sabaha kadar
    gokler ki ruhunda sarar yildizi

    dondurma yiyen kiz hani dondurman
    dindirir mi artik izdirabini
    bosuna dusleri hep hayra yorman
    ruzgârlar dolanir arar rabbini
    bir esarp bir yildiz ates ve orman

    kuskun bir hatira bir alkis layya
    ben ki sehir sehir arar dururum
    topraga karisan yakaris layya
    seni siir siir arar bulurum
    titriyor istanbul bu son kis layya

    karanlik yalnizlik icre karanlik
    bakisin geceme damlarken benim
    sonra kalabalik sonra issizlik
    ruhunda ruhumu ararken benim
    kara kara akan deli yalnizlik

    bir gelin ruyasi atesten duvak
    icinde aklima sen geliyorsun
    az sonra geceden resmin cikacak
    yaptigim resimde hickiriyorsun
    sende bir deniz var beni bogacak

    ask nedir ask nedir diye sorana
    bir mahser icinde yalnizlik dedim
    sevda ates gibi girince kana
    uguldayan sehre issizlik dedim
    yikadim andimi geldim kapina

    gokyuzu uzakta degilse seni
    firat koprusune goturecegim
    bulmak icin gelen kara treni
    her gece bir turku bekleyecegim
    tanridan esinti yagmurdan ninni

    bir gelin ruyasi bir yalin duvak
    içinde aklima sen geliyorsun
    sende bir deniz var beni bogacak
    bir gulusun kalmis bir dus olmussun
    hersey ciglik ciglik hersey yalnayak

    kapilar kapanmis hickiriyorsun
    ve maviyi geri istiyor kuslar
    aydinlik aydinlik ama sen yoksun
    bir resim yaniyor sonra sususlar
    soyleyin oyleyse beni kim vursun

    iki

    leylaklar yas tutuyor bu sehrin otesinde
    zindanlarda gül acmis bu gece duyuyorum
    kaybolup gitmis sesim senin tatli sesinde
    bu gece bir kartali oldurmek istiyorum

    ruyamda bir mezarin son defa yanan mumu
    ve zakkum agaclari tirmaliyor ruhumu
    sana bu gece benim artik kayboldugumu
    soylenmemis sozlerle bildirmek istiyorum

    kimi uyur ve kimi dansa baslar delice
    biri bu dansa bakip matem tutar gizlice
    bense burda yapyalniz tam bu saat bu gece
    bu sehri bastanbasa yurumek istiyorum

    gulum layya istersen hancer daya gogsume
    kimse sahit olmadi sevdaya kustugume
    gecelerden bu gece bu sogukta ustume
    seni yalnizca seni ortunmek istiyorum

    evrende paramparcca guzelligin aynasi
    kivrim kivrim bir sevda uzun bir yilan dansi

    ve insanlar hep aski inkara hazirlanan
    bu inkarla delirip hep bu inkarla yanan

    uzaktaysa durmadan yagan dogu karlari
    daglarda sakli duran keklik yumurtalari

    ve mecnunun colunde karincalar böcekler
    bulunca o sarkiyi artik ölmeyecekler

    ve o sarki dilimle dilinin arasinda
    o sarki kanar durur bir ceylan yarasinda

    ceylanlar yaylalara mecnun gibi kosarlar
    uzanir mecnun mecnun sinemizde savkirlar

    inler durur sarkilar ki o bensiz ben onsuz
    bu duygu yakar beni o sarki kadar sonsuz

    sonsuz bir agit iner gercek kara habere
    gulum layya kendini atar harabelere

    harabelerde izler silinir sessiz sessiz
    ben layyadan uzakta olur muyum habersiz

    kara haber tez bulur bekleyen yurekleri
    doldurur birileri bosalan tufekleri

    cekilince kursunlar her ses kendine doner
    bir hayat yanar yalniz butun hayatlar soner

    her gece insan kendi kendini yakmakta
    ufuklar aglamakta ve bir tren kalkmakta

    bir tren midir yirtan geceyi bastan basa
    vurma be gulum vurma basini tastan tasa

    durma gulumse layya bak horozlar otmekte
    bu siir bitmemekte bu siir bitmemekte

    bak tedirgin ceylanlar araliyor zamani
    gulum layya gulusun yaraliyor zamani

    ve sen benim sunamsin ama ben gidiyorum
    caresiz ellerini kaldirsan da goklere
    bu askin inancina yeminler ediyorum
    ayrilik dua olsun kuslara boceklere
    layya seni buldugum anda kaybediyorum
    ne kadar benziyorsun renkli kelebeklere
    dogmamis bebeklere intikam diliyorum

    guneslerin ufkunda tutamayinca seni
    aradim hep aradim bir mumun isiginda
    ve mumlar alevlerde tuketince golgeni
    kaybettim ben kendimi cinlerle kafdaginda
    bir mezara gomulen hatiralar treni
    sakliyor seni beni bir mahser topraginda
    gunes gibi kendime katamayinca seni

    ey uyku zalimligi hizla eriyen zaman
    dansediyor yumulan gozlerimde yilanlar
    yanaklari dunyanin layya senin aglaman
    efsane haber tasir artik baylar bayanlar
    savurur sapkasini suya bir yavru ceylan
    vurulur ceylan gibi canandan ayrilanlar
    vurulur aglamanin ince parmaklarindan

    bir yudum cay içerek kahvelerde oturmak
    seni dusunmek için bahane olmus bana
    ve dogranan yudumdan tatli vakitler kurmak
    girmis hirsizlik gibi ruhumun arasina
    beni beklermis deniz akip gidermis irmak
    katarmis beni kizlar yurdundaki yasina
    bir yudum gokyuzuyle otelerde oturmak

    kalmadi lugatimda bu halin kelimesi
    nazli taze gunlerden isyana kosuyorum
    bir kiz gulumsemesi uzak bir bomba sesi
    ben bu müphem düyada acilarla sarhoflum
    olmadi hiç ruyamda bir guvercin kafesi
    dunyada olamadi benim bir sai kusum
    kalmadi ceblerimde gunlerin kelimesi

    layya yenikapida ruhunu aramasin
    aramasin ruhumu cagdas harabelerde
    onu sonsuzluklara bu tek siirle asin
    ceylanlar avcilari dusursun yine derde
    layyalar dogmaz diye anneler aglamasin
    gulumseyecek layya her kizdaki kederde
    hayat bende kaybolan huyunu aramasin

    ararsa beni layya baslarsa aglamaya
    parlar mi gokkusagi boynunda mevsim mevsim
    koynunda yalnizligin sehir kapali aya
    tenimin mendilinde dilim dilim bir isim
    ben ki minnacik acun guller fiskiran kaya
    alip gitsem ruhumu taninmasa cesedim
    baslarsa aglamaya ararsa beni layya

    ben yeni bir inanca gocerken tek basina
    dehset gozyaslariyla bir gece oruyorum
    geceler ki yürüyen sinirsizlik tasina
    tozlu yollar boyunca hep seni goruyorum
    bir cinnet opusuyum cigliga gozyasina
    bakis ince bir resim durmadan yuruyorum
    gok yeni bir intikam bicerken tek basina

    alip dola boynuna kimsesiz odalarda
    ta kalbinde kivranan kivranan ellerimi
    ayrilik ilik evren limansiz adalarda
    kosturur safaklara yalnayak seherimi
    gunesini al da gel konus karanliklarda
    kesmesin su ellerim burada kaderimi
    alip dola boynuna en sessiz adalarda

    yorulmam cilelerden cilelerle uyusam
    bir ninni siril siril yatsam su kenarinda
    bir evren tutsulenir senden bir nefes duysam
    ve yikanir oluler bengisu pinarinda
    kandan ve gozyasindan seni damitip yazsam
    canlanirsin dunyanin en derin duvarinda
    yoklugunda oteden gölgelerle uyusam

    birgun sona erince bu dunya cehennemi
    sen de anlarsin artik aynalar yalan söyler
    olum erken olmasin çok ozledim annemi
    o yagmurlu turkuyu simdi ancak can soyler
    hatirlanmaz sularda neyle sevisir gemi
    bir de boyle turkuyu yardan ayrilan soyler
    eriyince ufukta bu ruya cehennemi

    cobanlar kavallari damardan ufleyecek
    bakip bakip ruhumda kurdugun saltanata
    bir bulusma bahari bir gelincik bir cicek
    agliyor ötelerden hazan olmus hayata
    her hazan kivriminda bin bahar dirilecek
    baharlar uzar nile ve diceleye firata
    cobanlar kavallari bahardan ufleyecek

    uzanir sereserpe parka fakir adamlar
    kusdilini konusur uzakta bir yabanci
    günahkâr yüregime taze korkular damlar
    her yanda dilenciler kaderime duaci
    ne bu ask unutulur ne de o genc idamlar
    ne hoca anlar halden ne de cingene falci
    uzanir sereserpe goge cesur adamlar

    ki gokyuzu yeryuzu arasinda bu sevda
    nasil yolsun anneler sacini nasil yolsun
    oncesiz ve sonrasiz bir aclik aglamada
    sana ey yalan ruya kara yilanlar dolsun
    bendedir zalimlikler ve ak gozler layyada
    beyaz dusu karartan kara eller kahrolsun
    kahrolsun gokyuzune sicramayan her sevda

    gokkusagi altinda gelecegin kosusu
    yildizlar kanat olsun ve merhamet merhamet
    tukensin istiyorum yalan ölüm korkusu
    bir gelin bir bebege bir genç bir gence hasret
    açar artik sirrini colde sakli kalan su
    gunahsiz bir sevdaya acilir kutlu cennet
    ve layyanin alninda gelecegin kokusu

    artik veda edemem bavullarimi yaktim
    artik veda edemem yandi firat koprusu
    bütün günahlarimi artik sana biraktim
    giriyor gunahina bir kus bir ask dlusu
    cocuklar olmasaydi inan aglayacaktim
    sonkez söyleyecektim bir bulusma turkusu
    bense hain saclara kanli cicekler taktim

    gorunmez bir yerden optum dilini
    dilini dilini gizli dilini

    ask simdi bir yalan yalandir layya
    ve bahar ve basak talandir layya
    sen sicak bir yarim dusun gelini
    gelini gelini askin gelini

    bulandir denizi bulandir layya
    basini basimla dolandir layya
    bir sozcuk olsada tutsam elini
    elini elini nettin elini

    kandir bu inceden yanandir layya
    ve candir sevdadir canandir layya
    nasil savurdun oy sain telini
    telini telini altin telini

    asktir duramayan akandir layya
    derinden derine yakandir layya
    ask ki yakar birgun senin belini
    belini belini sicak belini

    bir gul ki kalbime dolandir layya
    dusun ki bu son ses son andir layya
    yitirmis dilini askin gelini
    gelini gelini askin gelini

    uc

    sehir yorulmus
    bir kirik testi
    sulara veda

    yolumu kesti
    aglayan bir kus
    daglara veda

    sila kul olmus
    bir ruzgâr esti
    in cin elveda

    sevda bir sisti
    kaldi arkada
    leylak yok olmus

    nevrûz daglarda
    guzel bir histi
    simdi kurumus

    deme hevesti
    bir askti layya
    içime konmus

    istanbul bir gece ve bir garip dus
    oluler mezardan kalkmis gibiydi
    yuruyus yuruyus yine yuruyus
    yaklasan mahserin sirli eliydi

    unutmam geceydi ve tam bu saat
    bir kadin koprude oksuruyordu
    sahlandi icimde sakli duran at
    kadin suna olmus ve yuruyordu

    ne bir ruyaydi bu ne hayaletti
    gordum bizzat gördüm ve kosuyordum
    kaba sigmaz bir ruh bir tutam etti
    ruhuyla layyanin konufluyordum

    varinca koprunun tam ortasina
    kaybolmustu layya oylece durdum
    kursunlar doldurdum azap tasina
    iste tam orada kendimi vurdum

    bir cift goz ve deniz kana bulandi
    depremler icinde siir ocagim
    uykudaymis meger bu ölüm andi
    uyandim busbutun kayip yatagim

    vurulur tutkular birgun arkadan
    tukenir gencligin kara sevdasi
    kahpeler cekilsin artik aradan
    kana bulanmasin askin duasi

    bir mektup cigligi her gece veda
    uzakta uzakta koy bulbulleri
    kaçmak gibi belki aglamak yada
    minnacik gencecik kizin gulleri

    kararan yanima bir dunya dustu
    ac bana ey siir ilk yuzlerini
    kalbe dilim dilim bir ruya dustu
    diyemem diyemem ilk sozlerini

    asklar ki azaptan ve demet demet
    bir azap icin mi oter bulbuller
    yaklasan seslerin içinde hasret
    aciyor bu hasret icinde guller

    beni ey tanrim de asklardan yarat
    bir bengisu gonder cildiriyor ask
    dünya bir kahkaha inliyor saat
    korkular icinde yemyesil basak

    sonsuz cigliklarla derdi dinmeyen
    genclerin ruhunu ben hancerledim
    o cosan gonlune hukmedemiyen
    bir kizin sesine kendimi verdim

    bakip durdum sana cilgin ve saskin
    ve dustum o meshur belali derde
    sesler sirri gibi sendeki askin
    kayniyor kayniyor bilinmez yerde

    ask ver ey can gulum bize bir ask ver
    bu ask parca parca cinnet ve nese
    yagmurlar yagar da caddeler titrer
    ben bir sey ararim hep köse köse

    sen aski cildirtan bir garip kizdin
    ne sunaydi adin ne de canandi
    eridin eridin icime sizdin
    benim yalnizlikta hafizam yandi

    soldu menekseler kokular bitti
    ve kelimelerim bitecek gibi
    ask bizi birakip ilk ana gitti
    ellerim evreni itecek gibi

    zaman bir an gibi birden biterken
    ben son kelimeyi secemiyorum
    asklar için cok gec ya da cok erken
    siire bir kefen bicemiyorum

    bir siir yazilmis eksik ve yarim
    safaklarsa henüz kursunlanmamis
    layyanin uykusu ve ruyalarim
    alevler icinde henüz yanmamis

    bu siir ne diye sormadin layya
    bilseydin yeni bir mevsim olurdu
    sonunda kendini vurmadin layya
    gorundu kayboldu sevdanin yurdu

    cengelkoy kiyisi bekârderesi
    sokaginda yoksul bir evde simdi
    kaybolur sesimde layyanin sesi
    kimdim ben bilinmez ve layya kimdi

    kapanir senin de gozlerin layya
    fakulte kapisi yerinde durur
    beni deli etti bir garip ruya
    seni de perisan bir garip gurur

    son

    ben var miydim o var miydi
    bu sehrin kalbini yakan ates miydi kar miydi
    ve bir de gozleri vardi layyanin
    her gece kalbimi yardi

    gozlerin sirri soylenmemis sozler kadardi
    ben var miydim o var miydi

    sonra saclari yayildi layyanin
    donup donup evreni sardi
    ben var miydum o var miydi

    adi ne sunaydi ne de layyaydi
    ben var miydim o var miydi
    her gece bu sehirde bir insan
    sevmeyi bilemediginden
    kendini asardi
    asklar aglardi
    aglamak bir mahser kadardi

    ben var miydim o var miydi
    sahan olan bu canda
    leylak bir gunes
    ve gul ay miydi

    ben var miydim o var miydi
    adimiz bir damarda durmadan dogar miydi
    yesil gozlerim yesil gozlerim
    oyle durmadan maviye maviye
    durmadan akar miydi

    boyle mi bitsin bu oyku
    bitmeyen inleyen inildeyen bu oyku
    bitmiyor agliyor dyku agliyor sessiz
    eriyor eriyor sirrimiz mavi deniz
    eriyor guller aylar çizgisiz
    gonul yapraklarinda
    gonul yapraklainda

    bilmem bu oyku bu kadar miydi
    ben var miydim o var miydi
    soylenmez soylenmez geriye kalan
    askin dudaklarinda
    askin dudaklarinda

    varamam varamam varip bulsaydim onu
    bu siir beni hiç bu kadar yakar miydi
    ah ben var miydim o var miydi

    unutmak sozcukten olmasin ey sevgili
    acilir evrenin yuce kitabi zamanin arkalari
    gorunmez bir seste gurunur tanri
    gul ay ve bahar ve gece hep bana bakar miydi
    ben var miydim o var miydi
    ben var miydim o var miydi


    Oy Ver :

    1 2 3 4 5


    Arkadaşına Gönder     Yazdır
    Şair : Sıtkı Caney // Aldığı Oy : 35 // Okunma : 649
    Copyright © 2007 Siir Dünyasi